• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Akıntı Seyri
Filika
Site Haritası

Anasayfa















Küçük Tekne Kullanırken Bunları İhmal Etmeyin

 

Kazaların genel profiline bakıldığında, dıştan takma motorlu ya da kürekli teknelerle denize, göl ve nehirlere açılanların, “teknenin devrilmesi” sonucu suya düştüklerini, ardından da yüzme bilmeyişleri başta olmak üzere, yorgunluk, hipotermi gibi nedenlerle boğularak can verdiklerini, görüyoruz.

Teknelerin neden devrildiklerini, devrilmelerinin önlenmesi için yapılacak ve yapılmayacakları bilmek, kazaların başlıca nedenlerini ortadan kaldıracaktır.

Hepsinden önemlisi, tekneyle açılırken, süre, mesafe, hava şartları ne olursa olsun, HER ZAMAN CAN YELEĞİ KULLANMAK da can kayıplarını en alt seviyeye indirecektir.

KÜÇÜK TEKNE KAZALARININ GENEL NEDENLERİ

(Kürekli ya da dıştan takma motorlu küçük tekneler)

1.       Hatalı yük dağılımı
2.       Aşırı yükleme/teknenin taşıyamayacağı sayıda üzerinde insan
3.       Deniz/göl şartlarını gözetmeden hızlı seyretmek
4.       Özellikle dalgalı denizde/gölde keskin dönüşlerle fiyaka yapmak
5.       Hareket halindeki teknede ayağa kalkmak
6.       Yakıt sızıntısı
7.       Yakıtın bitmesi
8.       Yüzenlerin arasına tekneyle girmek
9.       Yüzme bilmemek
10.   Tornistanda (geri yolda) fazla hızlı gitmek
11.   Teknenin tasarımına uygun olmayan deniz/göl şartlarında açılmak.






YAPILMASI GEREKENLER:

 

1.       Her zaman, her şartta, yüzme bilsek de CAN YELEĞİ      kullanıyoruz.
2.       Hareket etmeden önce teknenin içindeki suyu boşaltıyoruz.
3.       Yük/insan dağılımına önem veriyoruz.
4.       Tekne motorluysa, yakıtı kontrol ediyor, mevcut yakıtla ne kadar yol gidilebileceğini öğreniyoruz.
5.       Hava/deniz şartları sert ise, tekneyi fazla yüklemiyoruz.
6.       Açılmadan önce, karadaki bir dostumuza/yakınımıza,ne zaman, nereden yola çıktığımızı, nereye varmayı planladığımızı, yaklaşık varış saatimizi, teknede kimlerin bulunduğunu bildiriyoruz.
7.       Tekneye girebilecek suyu boşaltmak için yanımızda uygun kap/çamçak bulunduğundan emin oluyoruz.
8.       Tekne motorlu da olsa, ıskarmozlara bağlı ve küpeşteye kaldırılarak sabitlenmiş ya da tekne içinde yatırılmış kürekler bulunmasına mutlaka özen gösteriyoruz.
9.       Sert ve dalgalı suda hızlanmıyor, yavaşlıyor hatta gerektiği noktalarda (bize yaklaşan dik bir dalgada) gazı tamamen kesiyoruz.
10.   Hızlı ilerliyor olsak bile dönmek için dümen kırmaya başlamadan önce yavaşlıyoruz.
11.   Limanların içinde çok yavaş hareket ediyoruz. (Çünkü yaratacağımız dalga, içinde insan olmasa da bağlı teknelerin sallanmasına, böylece halatlarının ve koçboynuzu gibi donanımlarının zarar görmesine neden olur.)
12.   Tekne devrildiğinde ne yapmamız gerektiğini biliyor/bilmiyorsak öğreniyoruz.
13.   İlerlerken, dalgaları bordadan almıyor, güvenle başomuzluklardan alabilmek için de hız kesiyoruz.
14.   Dıştan takma motorların emniyet kordonlarını (kullanıcı denize düştüğünde motorun durmasını sağlayan spiral kablo) bacağımıza ya da can yeleğimize bağlıyoruz. Jetski ve benzeri araçlarda da aynı kurala dikkat ediyoruz.
15.   Havanın kötüleşmekte olduğunu fark ettiğimizde, olası en kısa yol ve zamanda limana dönüyoruz.
16.   Seyreden teknede hareket etmek zorunda kalırsak, bunu, teknenin orta bölgesinde, ayağa kalkmadan, dengeyi gözeterek yapıyoruz.
17.   Teknede bolca oturacak yer olmasının, mümkün olan her yere birinin oturması gerektiği ve teknenin tüm bu yükü taşıyabileceği anlamına gelmediğini biliyoruz.
18.   Gerektiğinde sinyal verebilmek, başka deniz araçlarını ya da karadakileri varlığımızdan haberdar edebilmek için yanımızda gündüz bir ayna, geceleri de bir el feneri bulundurmaya özen gösteriyoruz.






  • YAPILMAYACAKLAR:

     
1.       CAN YELEKSİZ deniz/göle/Gölete/nehire açılmıyoruz.
2.       Tekneyi sallayarak şakalaşmıyoruz.
3.       Hareket halindeki teknede ayağa kalkmıyoruz.
4.       Yüzenlerin arasına tekneyle girmiyoruz.
5.       Seyirde dalgaları bordadan (yandan) almıyoruz.
6.       Sert havada hızlanmıyoruz.
7.       Hızlı seyrederken, keskin şekilde dönmüyor, KESİNLİKLE önce yavaşlıyor, sonra ağır ağır dümen kırıyoruz.
8.       Başka teknelere fazla yaklaşmıyoruz.
9.       Bizim teknemizden daha büyük ve hızlı teknelerin yarattığı dalgaya hızla girmiyoruz.
10.   Tekne devrilse bile, batmadıkça, tutunmamızı sağlayan bir unsur olacağından, asla terk edip uzaklaşmıyoruz.
11.   Dalgalı denizde kimsenin teknenin burnunda oturmasına izin vermiyoruz.
12.   Suya düştüğümüzde, çok su emip ağırlık yapanlar ve ayakkabılar hariç, üzerimizdeki giysileri çıkartmıyoruz. Çünkü giysiler, vücut sıcaklığımızı korumaya yardımcı olur.  
13.   Motora geri yol vereceğimiz zaman (tornistan), bunu dalgalara karşı yapmıyoruz.






TEKNE, KANO, JETSKİ YA DA BENZERİ DENİZ ARACI KİRAYA VERENLER,İSTİSNASIZ TÜM MÜŞTERİLERİNİN CAN YELEĞİ GİYDİĞİNDEN EMİN OLMALI, OLASI BİR KAZA DURUMUNDA NE YAPMALARI GEREKTİĞİ KONUSUNDA ONLARI ÖNCEDEN BİLGİLENDİRMELİ, CAN YELEĞİ KULLANMAYI REDDEDENLERE, ARAÇ KİRALAMAKTAN UZAK DURMALIDIRLAR.

 

AYRICA YETKİLİLERİN, CAN YELEKSİZ DENİZ ARACI KİRALAYAN FİRMALARI DENETLEMELERİ, CAN KAYIPLARINI AZALTACAKTIR.

 

HATIRLATMA: Ülkemiz mevzuatı gereği, “Motoru on beygir gücünden az özel tekneleri, sadece kürekle yürütülen motorsuz tekneleri, kanolar/kayaklar ile ulusal ve uluslararası yarış sınıfı (…) spor amaçlı tekneleri kullananlarda ADB* aranmaz.”

MOTORU 10 BEYGİR GÜCÜNDEN BÜYÜK TEKNELERİ KULLANMAK İÇİN

ADB SAHİBİ OLMAK GEREKMEKTEDİR.ayrıca Gece sinyal vermek için teknede el feneri bulundurmak yaşamsal önem taşır.

*ADB: Amatör Denizci Belgesi.








RİP AKINTISI

Kıyıda, dizlere ancak gelen suda, yüzünüz karaya dönük, iki ayağınız yan yana veya biraz açık, kumsala doğru bakarken, birden ayağınızın altındaki kumun denize doğru çekildiğini hissedersiniz.Eğer, şaşkınlığı üzerinizden atamazsanız, ayaklarınız denize doğru çekilirken, yüzükoyun suya düşer ve bir avuç suda boğulabilirsiniz.
Ya da, yüzünüz denize bakarken, ayağınızın altındaki kumun denize doğru çekildiğini fark ettiğinizde paniğe kapılırsanız, sırt üstü suya düşer, altınızdaki kum devamlı denize doğru kaydığı için, ayağa kalkamaz ve bir karış suda boğulabilirsiniz.Kıyıdan, yani plajdan denize doğru olan bu akıntıya ya da dalgaya Rip Dalgası denir.



Karadeniz sahillerindeki plajlarda, alınan tüm önlemlere rağmen, sıkça görülen boğulma olaylarının başında işte bu pek bilinmeyen “Rip Dalgası” gelir.Rip dalgası ya da akıntısı, kıyıya ulaşan (kıyıya/ kumsala çarpan veya kıyıda çatlayan) suların tekrar denize dönmeleri sırasında meydana gelir.
Pek çok plajda bu rip dalgası kıyıya dik bir şekilde oluşur.Dalgalarla kıyıya yığılan sular geri dönerken, denize doğru bir basınç oluşturmakta ve kıyının uygun bir kesiminden (genellikle o sahanın en derin kesiminden) denize doğru dönerek rip akıntısını meydana getirmektedir.Rip akıntısı ancak yüksekten bakıldığında dikkatli gözle anlaşılır. Bu bölgede suyun rengi çevresindeki su rengine oranla daha koyudur. Bu bölgede derinlik artar. Yüzey çevresi, denizin yüzeyine göre daha kırışıktır.



Sabit, aniden oluşan ve gizli olmak üzere değişik türleri bulunan rip akıntılarında sahile gelen dalga geri dönerken çok hızlı bir şekilde hareket ettiğinden, rip dalgasına maruz kalan da, bilinçli olmak ve çok hızlı hareket etmek zorundadır.Akıntıya kapılan insanlar, hızla denize doğru sürüklenmeye başladıklarından, bu anafordan kurtulmak için panik halinde karaya doğru yüzmeye çalışırlar.Yapılacak en önemli şey, öncelikle sakin olmak ve paniğe kapılmamak, (Rip’ten çıkmak için) sahile doğru değil, sahile paralel, yani yanlara doğru yüzmektir.

Rip Dalgası’ndan ya da Rip Akıntısı’ndan ancak bu şekilde kurtulmak mümkündür.




Bazıları yüzme bilmediği için kıyıdan uzaklaşmamasına rağmen, Rip Dalgası tehdidine uğrayabilirler.Halk arasındaki yaygın söylentilerin aksine, bu akıntılar insanı dibe çekmezler, akıntıya kapılanları kıyıdan uzaklaştırıp açığa doğru taşırlar. Boğulma olayları, nispeten güvenli sığ sulardan açığa doğru çekildiğini fark eden insanların, korku ve panikle çırpınarak kıyıya dönmeye çabalamaları ve sonuçta yorgun düşerek kendilerini su üzerinde tutamamaları sonucunda gerçekleşmektedir.
Çeken akıntının dışarıdan görülüp belirlenebilmesi kolay değildir. Ancak şu gözlemler önemlidir:
1- Sanki bir kanal boyunca devam eden birbirine karışmış ve düzensiz ilerleyen su.
2- Belirli bir bölgeden suyun renginin dipteki kum hareketinden dolayı bulanık ve kahverengi bir görünüm alması.
3 – Düzenli biçimde denize doğru ilerleyen köpük.
4 – Kıyıya doğru gelen dalgalarda meydana gelen bozulma ve düzensizlik. Bu belirtilerden biri ya da birkaçının olması, çeken akıntının varlığına bir işarettir.

Rip Dalgası ya da Rip Akıntısı, tam kıyıdan ve ayak bileği hizasından başlar.
Kıyıda, “bana bir şey olmaz” diyerek, yere basarken, ayak bileği seviyesine kadar olan su derinliğinde, kayan kum tabakası ve üstten denize doğru olan akıntı yüzünden, hayat kaybetmek mümkündür.










 


       
2020 Tayk Yarış Takvimi
2020 Bayk Yarış Takvimi
TYF FAALIYET TAKVIMI
Yarış Kuralları